Hiçbir şey hareket haline geçen cehalet kadar korkunç değildir!

Başlık

“Hiçbir ÅŸey hareket haline geçen cehalet kadar korkunç deÄŸildir!”
Ünlü düÅŸünür Goethe, yukarıdaki sözüyle sanki Türkiye`de bugünkü manzarayı tanımlıyor. Bir önsezi de var bu sözde. Gözümüzü açıp, karanlığa karşı aklımızı ve yüreÄŸimizi harekete geçirip, var gücümüzle aydınlanmaya sarılmamız gerektiÄŸini de vurguluyor. Bu manzaraya belki de ÅŸaÅŸmamak gerek! Bunca olup biten karşısında toplumumuzun bu kadar duyarsız kalışına da ÅŸaÅŸmamalı. “Bana dokunmayan yılan bin yaÅŸasın”, “her koyun kendi bacağından asılır” ve “söz gümüÅŸse sükût altındır” vs gibi cümleler üretip, bunları yerli yersiz kullanan, hatta atasözü haline dönüÅŸtüren, üstelik bir de bunu bir yaÅŸam felsefesi edinmiÅŸ bir yapımız var… Ufuksuz ve dar görüÅŸlü hükümetin politikaları, bir de toplumumuzun bu duyarsız ve cahil yapısıyla buluÅŸunca, sonuçta ülkemiz manzarasında görünen ÅŸudur: BaÄŸnazlık kol geziyor! Ülkenin en ücra köÅŸesindeki bir daÄŸ köyünden, Merkez il ya da ilçelere kadar. Ve cehalet; Türkiye`de artık sadece hareket halinde deÄŸil, tek başına iktidar olmuÅŸ haldedir! Yani bizdeki durum, Goethe’nin dikkat çektiÄŸi durumdan daha da vahim! Demokrasinin, hep ertelenen bir umut olmasına da ÅŸaÅŸmamalıyız. Cehaletin en çok korktuÄŸu deÄŸerdir demokrasi. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın “demokrasi bir amaç olamaz, sadece bir araçtır” demesi de boÅŸuna deÄŸil.
Acı olan ise,
bu karakterin Türkiye`de demokrasi adına CumhurbaÅŸkanı olmasıdır…

»Eklenme:19.07.2016 09:12:16 | »Okunma:1042
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.
Adınız soyadınız

Eposta adresiniz

Yazıya ilişkin yorumunuz